abundância (f)
bolluk, bereket, taşkınlık, servet,...
{
abundance
}
çokluk, bolluk, bereket
{
plenty
}
bolluk, çokluk, zenginlik, servet
{
affluence
}
genişlik, bolluk; büyüklük, çokluk
{
ampleness
}
genişlik, bolluk, çokluk; genlik
{
amplitude
}
başarı, gönenç, zenginlik, refah, bolluk
{
prosperity
}
bolluk, tokluk, tıkınma, fazlalık
{
glut
}
kırbaçlama, fırça atma, azar, bağlama,...
{
lashing
}
abundancia (f)
bolluk, bereket, taşkınlık, servet,...
{
abundance
}
zenginlik, ferah, bolluk, ağırlık...
{
richness
}
bolluk, çokluk, zenginlik, servet
{
affluence
}
yeterli miktar, yeter
{
enough
}
dükkân, mağaza, depo, ambar, bellek,...
{
store
}
abundancia
bereket