abondant
bol, çok, dolu, bereketli, verimli
{
abundant
}
bol, bereketli, verimli, üretken;...
{
copious
}
dolu, tam, tok, etine dolgun, balıketi,...
{
full
}
abondant
bol, çok, dolu, bereketli, verimli
{
abundant
}
bol, çok, gürül gürül akan, zengin,...
{
affluent
}
yeterli, bol; geniş, büyük, iri,...
{
ample
}
çok, bir yığın, pek çok, bol
{
plenty
}
su üstünde, suda, su içinde, su basmış,...
{
afloat
}
yaygın, çok bulunan, salgın, dolu
{
rife
}
bol, bereketli, verimli, üretken;...
{
copious
}
abondant (m)
ırmak ayağı, ırmağa dökülen akarsu
{
affluent
}
yığın, külçe, topak, kocaman parça;...
{
chunk
}
abonder
bol olmak, çok olmak, dolu olmak,...
{
abound
}
dolu olmak, bol olmak, kaynamak, meyve...
{
teem
}
abondant
bol, gür