abocar
aboçar
tıpa takmak, tıkaç takmak
{
stopper
}
kırbaçlamak, ip ile bağlamak,...
{
lash
}
abocado
düz, pürüzsüz, huzur veren, sakin,...
{
smooth
}
olgun, yumuşak, tatlı, yıllanmış
{
mellow
}
hoş, güzel, keyifli, tatlı, şirin,...
{
pleasant
}
abocar
büyütmek, yetiştirmek, beslemek, terbiye...
{
bring up
}
şişeden sürahiye boşaltmak; dikkatle...
{
decant
}
yakalamak, tutmak, yetişmek, basmak,...
{
catch
}
yakalamak, ele geçirmek, kabullenmek,...
{
seize
}
girmek, giriş yapmak, girmek [bilg.],...
{
enter
}
ile sonuçlanmak, olarak sonuçlanmak
{
result in
}
abocarse
yaklaşmak, yanaşmak; benzemek, andırmak;...
{
approach
}
yüz yüze getirmek, yüzleştirmek,...
{
confront
}
abocado
mahkum