كلمة
كَلِمَة
araphr: كَلِمَة
arap: كلمة
turk: göz
turan: bakış, görüş.
araphr: كَلِمَة
arap: كلمة
turk: sözcük
turan: Kelime
araphr: كَلِمَة
arap: كلمة
turk: hitap
turan: sözü birine veya birilerine yöneltme, seslenme.
araphr: كَلِمَة
arap: كلمة
turk: diskur
turan: söylev, nutuk.
araphr: كَلِمَة
arap: كلمة
turk: mesaj
turan: Yazı veya sözle gönderilen bilgi
araphr: كَلِمَة
arap: كلمة
turk: mektup
turan: Postayla gönderilmek üzere zarfa konmuş yazılı kağıt
araphr: كَلِمَة
arap: كلمة
turk: lâfız
turan: söz, kelime
araphr: كَلِمَة
arap: كلمة
turk: kelime
turan: Söz, sözcük.
araphr: كَلِمَة
arap: كلمة
turk: görüş
turan: gözle bir şeyi algılama yetisi.
araphr: كَلِمَة
arap: كلمة
turk: hitabe
turan: duygular aşılmak amacıyla söylenen söz, söylev
araphr: كَلِمَة
arap: كلمة
turk: mülâhaza
turan: Düşünce
araphr: كَلِمَة
arap: كلمة
turk: kafa
turan: zihniyet, görüş
araphr: كَلِمَة
arap: كلمة
turk: açı
turan: insanın görüşü
لَمَّة
araphr: لَمَّة
arap: لمة
turk: belâ
turan: İçinden çıkılması güç durum
araphr: لَمَّة
arap: لمة
turk: musibet
turan: Sıkıntı veren şey
araphr: لَمَّة
arap: لمة
turk: afet
turan: Doğanın sebep olduğu yıkım.
araphr: لَمَّة
arap: لمة
turk: çapanoğlu
turan: Başa dert olacak durum.
araphr: لَمَّة
arap: لمة
turk: badire
turan: Birdenbire ortaya çıkan tehlikeli durum.
لِمَّة
araphr: لِمَّة
arap: لمة
turk: peruk
turan: Takma saç.
araphr: لِمَّة
arap: لمة
turk: peruka
turan: Takma saç.
araphr: لِمَّة
arap: لمة
turk: postiş
turan: Kadınları arkaya taktıkları ek saç.
yahsi sozlukten alinmistir, Nurullah babylona aktardi