قطر
ayrıştırmak, damıtmak; damlatmak, damla...
{
distil
}
süzmek, sızdırmak, filtreden geçirmek,...
{
percolate
}
damlamak, damla damla akmak, akıtmak,...
{
drip
}
damlamak, salyası akmak, damlatmak, azar...
{
dribble
}
düşmek; düşürmek; alçalmak; kesilmek,...
{
drop
}
çekmek, çekici ile çekmek, yedekte...
{
tow
}
damlamak, damla damla akmak, sızmak,...
{
trickle
}
çekmek, asılmak, sürüklemek, uğraşmak,...
{
tug
}
sürüklemek, peşinden sürüklemek,...
{
trail
}
yedekte çekme, yedekte çekilme, kıtık,...
{
tow
}
çekiş, asılma, römorkör, çekme halatı,...
{
tug
}
ülke, memleket; taşra, köy, diyar;...
{
country
}
kara, toprak, memleket, arsa, vatan,...
{
land
}
ülke, bölge, toprak, arazi, yarı saha
{
territory
}
bölge, iklim, nahiye, yöre, alan, çevre
{
region
}
قَطَرَ
araphr: قَطَرَ
arap: قطر
turk: ziftlemek
turan: zift sürmek, ziftle kaplamak
araphr: قَطَرَ
arap: قطر
turk: asfaltlamak
turan: Asfaltla kaplamak.
araphr: قَطَرَ
arap: قطر
turk: katranlamak
turan: Bir şeye katran sürerek katranla kaplamak.
araphr: قَطَرَ
arap: قطر
turk: damlatmak
turan: damla damla akıtmak.
قَطَّرَ
araphr: قَطَّرَ
arap: قطر
turk: damıtımak
turan: gaz ürünler elde etmek için, bazı katı nesneleri ısı yoluyla temel ögelerine ayrıştırmak, imbikten çekmek, taktir etmek.
araphr: قَطَّرَ
arap: قطر
turk: arıtmak
turan: Temizlemek, tasfiye etmek.
araphr: قَطَّرَ
arap: قطر
turk: ayıklamak
turan: bir şeyin içinden Işe yararmayan gereksiz taneleri ayırıp çıkarmak
araphr: قَطَّرَ
arap: قطر
turk: sızdırmak
turan: Eritip süzerek temiz bir duruma getirmek
araphr: قَطَّرَ
arap: قطر
turk: süzmek
turan: Bir sıvıyı içindeki katı maddelerden ayırmak için delikli bir kaptan geçirmek
araphr: قَطَّرَ
arap: قطر
turk: saflaştırmak
turan: Saf duruma getirmek
قُطُر
araphr: قُطُر
arap: قطر
turk: buhur
turan: Dinî törenlerde yakılan kokulu ağaç
قُطْر
araphr: قُطْر
arap: قطر
turk: buhur
turan: Dinî törenlerde yakılan kokulu ağaç
yahsi sozlukten alinmistir, Nurullah babylona aktardi