ظلم
الظلم هو وضع الشيء في غير محله باتفاق أئمة اللغة. وقد حرمه الله سبحانه وتعالى على نفسه وحرمه على الناس، فقال سبحانه وتعالى فيما رواه رسول الله في الحديث القدسي: { يا عبادي إني حرمت الظلم على نفسي وجعلته بينكم محرماً، فلا تظالموا } [رواه مسلم]. وعن جابر أن رسول الله قال: { أتقوا الظلم فإن الظلم ظلمات
يوم القيامة ، واتقوا الشح فإن الشح أهلك من كان قبلكم، حملهم على أن سفكوا دماءهم واستحلوا محارمهم } [رواه مسلم].
للمزيد من المعلومات, انظر Wikipedia.org...
ظَلَمَ
araphr: ظَلَمَ
arap: ظلم
turk: zulmetmek
turan: eziyet etmek, işkence etmek
araphr: ظَلَمَ
arap: ظلم
turk: saldırmak
turan: Bir kimseye veya bir şeye saldırı yöneltmek
araphr: ظَلَمَ
arap: ظلم
turk: kıymak
turan: Acımayarak büyük bir kötülük etmek, zulmetmek.
ظُلْم
araphr: ظُلْم
arap: ظلم
turk: zulüm
turan: kıyım, kıygı, acımasızlık, haksızlık, cefa
araphr: ظُلْم
arap: ظلم
turk: acımasızlık
turan: Merhametsizlik, zulüm.
araphr: ظُلْم
arap: ظلم
turk: adaletsizlik
turan: Adalete aykırı davranış.
araphr: ظُلْم
arap: ظلم
turk: kıyım
turan: Kıymak işi veya biçimi.
araphr: ظُلْم
arap: ظلم
turk: kıyma
turan: kıymak işi.
araphr: ظُلْم
arap: ظلم
turk: zorbalık
turan: zorbaca davranış, müstebitlik
araphr: ظُلْم
arap: ظلم
turk: zalimlik
turan: zalim olma durumu
araphr: ظُلْم
arap: ظلم
turk: buyurganlık
turan: Despotluk
yahsi sozlukten alinmistir, Nurullah babylona aktardi
ظلم
تاريک شدن , تاريک کردن.
ظلم
الوحشيت , الظلم