üst

Get Babylon's Translation Software! Free Download Now!
Babylon 8 - Your all-in-one solution
Award winning translation software trusted by millions. Translate from any language to any language.
View Demo


Kelimeler Turkish Turkish dictionaryDownload this dictionary
üst
isim
 
1 .    Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı, fevk:
       "Köyün üst tarafında, saman, taş ve yangın arasında, üstü sazlarla örtülmüş bir kulübenin önünde ateş yanıyor."- H. E. Adıvar.  
2 .    Bir şeyin görülen yanı, yüzü:
       "Bu sefer taşın üstünden inip yere oturdu."- M. Ş. Esendal.  
3 .    Bir şeyin dış yüzü, yüzey:
       "Ağzında lokmayı birdenbire yutmaya kıyamıyor, dilinin üstünde gezdiriyordu."- Ö. Seyfettin.  
4 .    Giyecek, giysi.  
5 .    Birine göre yüksek aşamada olan kimse, mafevk.  
6 .    Vücut, beden.  
7 .    Artan, geriye kalan bölüm:
       "Bir liranın üstü olarak uşağın getirdiği yetmiş beş kuruşu masanın üstünden kaldırmaz."- A. Ş. Hisar.  
8 .  sıfat  Birkaç şeyden birbirine göre yukarıda olan:
       "Kadınların beni böyle göz hapsine almaları yüzünden üst düğmelerimi gevşetemiyordum."- R. N. Güntekin.
       "Biraz sonra aşağıda gördüğümüz dik ve sivri bir binanın üst katında çay içmeye gideceğiz."- F. R. Atay.  
9 .  sıfat  Öte, arka:
       "Ben onu Şehzade Camisinin üst yanında, sokak içi, eski ahşap bir evde tanıdım."- Y. Z. Ortaç.  
10 .  sıfat  Sınıflamalarda temel olarak alınan bir tipe göre ileri derecede olan.  
11 .    Bazı tamlamalarda zaman bildirir:
       "Hiç unutmam; 1934 yılı sonbaharının serince bir akşamüstü idi."- Y. K. Karaosmanoğlu.  
12 .    Bazı deyimlerde sorumluluk, yükümlülük anlatır.  
13 .    İlgilenilen, üzerinde durulan konu.


   Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

(bir yerin) üst başı
üst çıkmak (veya gelmek)
üste çıkmak
üste vermek
üst perdeden konuşmak
üstten
(birinin) üstü başı dökülmek
üstü kalsın
üstüme iyilik sağlık (üstüne, üstümüze sağlık veya üstünüze sağlık veya şifalar)
üstünde dökülmek
üstünde durmak
üstünde hakkı olmak
üstünde kalmak
üstündeki üstünde, başındaki başında
üstünden atmak
üstünden (başından) akmak
(birinin) üstünden geçmek
üstünden (şu kadar zaman) geçmek
üstüne alınmak
(birinin) üstüne atmak
üstüne basmak
(birinin) üstüne başına etmek
(bir şeyin) üstüne bir bardak (soğuk) su içmek
üstüne bir iki güneş doğmak
üstüne çekmek
üstüne çevirmek
üstüne düşmek
(karısının) üstüne evlenmek
üstüne evlenmek
üstüne fenalık gelmek
üstüne geçirmek
(bir şeyin) üstüne gelmek
üstüne gitmek
(birinin) üstüne gül koklamamak
üstüne güneş doğmamak
(birinin) üstüne kalmak
üstüne kapanmak
üstüne koymak
üstüne kuş kondurmak
üstüne olmamak
üstüne oturmak
üstüne ölü toprağı serpilmiş gibi
üstüne perde çekmek
(birinin) üstüne sevmek
(bir şeyin) üstüne titremek
üstüne toz kondurmamak
üstüne tuz biber ekmek
(bir şeyin) üstüne üstüne gitmek
üstüne varmak
üstüne vazife olmamak (veya değil)
üstüne yaptırmak
üstüne yatmak
üstüne yıkmak (veya yıkılmak)
üstüne yok
(kendi) üstüne yormak
üstüne yüklenmek
üstüne yürümek
üstünü (veya üstüne) görmek
üstünüze afiyet (veya sağlık)  

Birleşik Sözler

üst alize
üst baş
üst bitken
üst çene
üstçavuş
üst deri
üst deri altı
üst diş
üst dudak
üst eşik
üst geçiş
üst geçit
üst güverte
üst insan
üst kat
üst küme
üst perdeden
üst sınıf
üstsubay
üst tabaka
üst tarafı
üst üste
üst yapı
diz üstü yazımı


Türkçe - Kantokça SözlükDownload this dictionary
üst
pöt


turkish japaneseDownload this dictionary
üst
ue

Turkish>KazakhDownload this dictionary
üst
үсті (y`sti`)
  

Tüm hakki saklıdır

Define üst

Translate üst





üst in Chinese | | üst in English | üst in French | üst in Italian | üst in Spanish | üst in Dutch | üst in German | üst in Japanese | üst in Swedish